 |
Haftanın Şiiri |
 |
|
Destan
İskeleden aşağıya sarkıtmışım başımı
buz gibi tuzlu su vuruyor yüzüme.
Bense mahmur mahmur bakınıyorum çevreme.
İskeleden aşağıya sarkıtmışım başımı
buz gibi tuzlu su hâlâ vuruyor yüzüme.
Bense hâlâ mahmur mahmur, hâlâ bakınıyorum çevreme.
Birkut ENGÜLLÜ
Şairimizin bu eserinin devamı için tıklayın
|
|
|
 |
| |
MEYDANE GEL! SÜR ATINI, FEYZANE GEL! RUMELİYE GEL!
"Makturk.com" Grubumuza Katılın
Dur.. Hemen Gitme... Durduğun yere bak!
Şu anda Rumelidesin.. Anavatandan koparıldıktan sonra toprağın bereketini yitirdiği diyardasın. Arkasında koca bir tarih olan Evlad-I Fatihanların topraklarındasın. Şehitlerin ruhu, gazilerin kanı var bu topraklarda. 700 yıllık mücadelenin şerefi, şanı var yazılanlarda. Başını eğ ve şu anda durduğun yere bak! Oku ve şanlı mücadelemizi tanı!
Makedonya, daha çok yakın tarihimizdeki çetecilik faaliyetleri ile hatırlanır. Aslında, hangi Balkan ülkesinde çetecilik, komitacılık, entrikacılık yoktur ki? Makedonya'da Balkanların bir parçası. Osmanlı elini daha çekmeden Sırplar'ın, Bulgarlar'ın, Yunanlılar'ın gözleri buraya çevrilmişti. Nice cinayetler, suikastlar, katliamlar Makedonya'yı, Rumelimizi kana buladı. Bugün gelinen nokta, o tarihi mirasın kanlı tortularını taşıyor. Bizim, Makedonya'ya ilk ayak basışımız Orhan Gazi döneminde olmuştur. Gazi Süleyman Paşa'nın bu topraklara ilk seferi, Bizans'a yardım içindi. Daha sonra, I. Murad döneminde Türk fetihleri başladı. II. Murad zamanında ise Makedonya kesin olarak Türk yönetimine girdi. Ele geçirilen topraklara Anadolu'dan getirtilen Türk aileler yerleştirildi. Kısa zamanda Türk nüfus çoğunluk haline geldi.Türk kültürü yaygınlaştı ve şehirler Türk eserleriyle donatıldı. Ama bu sitede sadece tarih anlatmıyoruz. Bu sitede hala var olma mücadelesi veren Türk toplumundan bahsediyoruz. Türklerin RUMELİ'de var olma davasından bahsediyoruz. Dün Yücel Teşkilatı (Tıkla, Hemen Öğren!) ile, bugün milletvekileriyle, eğitim enstütüleriyle, televizyonu, radyosu ve Makturk.com sitesiyle mücadele veren Türk toplumundan... Bugünlere gelmek kolay olmadı. Bu zorlu yol hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız, sitemize daha detaylı bakabilirsiniz.
İyi seyirler...
Makturk.com
Editör Kurulu |
|
Otomobille Balkan Turu (Yunanistan-Makedonya-Bulgaristan)
Atakan Sevgi
2005 yilinda, bir gün işi çıkışında, eşimle birlikte otomobile atladığımız gibi, Balkanlar’a attık kendimizi.
Yunanistan, Makedonya ve Bulgaristan’ı kapsayan bir yolculuğa çıktık.
10 günde üç ülke gezdik, 2 bin 500 kilometre yol yaptık. Balkan kökenli biri olarak, hayatta yapmayı en çok istediğim şeylerden biriydi, ve bugün bakınca yapmanın o kadar da zor olmadığını görüyorum.
Belki bu yazı, Balkanlara gitmek isteyip de bir türlü yola çıkamayanlara cesaret verir, rehber olur.
devamı için tıklayın |
|
Makedonya'dan Muhteşem Resimler....
Debreşte, Doyran, İştip, Kalkandelen, Kumanova , Manastır, Resne, Tikveş, Ustrumca, Üsküp, Gostivar, Kocacık, Konçe, Köprülü, Ohri, Pirlepe, Radoviş, Raptiştah Ustruga, Zdunye'nin muhteşem fotoğrafları için lütfen ....
|
|
TRT'nin Evliya Çelebisi Nuray Yılmaz
Gönderen: makturk-editor Tarih: 11.05.2008 Saat: 00:11 (69 okuma)
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun (TRT) en uzun soluklu programı "Gezelim Görelim" sunucusu Nuray Yılmaz 1981'den bu yana 900'ü aşkın program gerçekleştirdiğini, kendisine Modern çağın Evliya Çelebisi yakıştırmasının yapıldığını belirtti.
TRT'nin Evliya Çelebisi Nuray Yılmaz; Şarköy'e geldiği program çekimleri sırasında Makturk.com yazarı Yakup Önal'a konuştu.
Ünlü sunucu 27 yıllık programları sırasında 900'ü aşkın program yaptıklarını, programların yaklaşık 100 kadarının dış ülkelerde gerçekleştiğini ifade ederek
"Programlarımızı genelde çok bilinen değil, gözlerden uzak kalmış, doğa harikası yerlerde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Zaman zaman yurt dışına da çıkıyoruz. Geçen yıl Makedonya'da çekimler yaptık. Bu yıl Bosna-Hersek ve Sırbistan'dan teklif var. Balkanlar ilgi alanımızda. Norveç'e gitmeyi düşünüyoruz. Yurt dışındaki tercih noktalarımız Türklerin yaşadığı bölgeler oluyor. Onların yaşan tarzları, gelenek ve görenekleri, mutfak kültürlerini ekrana taşıyoruz. Programlarda yemekleri tadıyor olmam nedeniyle, her gittiğim yerde hanımlar 'Nuray hanım o kada yiyorsunuz hiç de kilo almamışsınız, bunun sırrı ne' diye soruyorlar. Ben o yemekleri sadece tadıyorum. Haftanın 4 günü dışarda geçiyor, 3 gün Ankara'ya döndüğümüzde zamanımız montajla geçiyor. Türkiye içinden genelde bizi ararlar.Biz de ona göre gideriz. Her gittiğimiz yerde çok iyi karşılanıyoruz. Bu da bizi memnun ediyor. Bu tip programların çoğalmasından yanayım. Şarköy'de çektiğimiz programın Ankara'da montajı bittikten sonra 19 Mayıs Pazartesi günü yayına vereceğiz" dedi.
Yakup Önal'ın Haberi
(yorumlar? | Puan: 5)
|
|
Gül'den Rumeli'ye: Sizi Unutmadık, Buradayız
Gönderen: makturk-editor Tarih: 08.05.2008 Saat: 01:06 (515 okuma)
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Makedonya'nın Ohri kentini ziyaret etti, bölgenin Türkleri ile kaynaştı.
Cumhurbaşkanını bekleyen kalabalık arasında,
11 yaşındaki Ebru Ali de vardı.
Ebru isimli bu Türk kızı, bir şiir okudu.
Cumhurbaşkanı çok duygulandı ve şiiri bir daha okumasını istedi.
Şiir Arzu Abdullah'ın “Buram Buram Üskübüm” - kitabından bir şiirdi ve şöyle diyordu:
Sitem
Bilir misiniz
Hey dostlar
Bir Rumeli var
Osmanlıdan kalma hani
Unuttunuz mu yoksa
Çocuğunuzu
Yetimdi
Ya Ozan Çelebiyi
Nice Yahya Kemalleri
Bir sorsanız
Yavrunuzu
Bir sorsanız
Hal hatrını
Bir sorsanız
Hele bir
Abdullah Gül de, "Unutmadık, buradayız." diye karşılık verdi.
(Devamı... | 4 yorum | Puan: 5)
|
|
Cumhurbaşkanı Gül'den Makedonyalı Türklere Birlik-Beraberlik Çağrısı
Gönderen: makturk-editor Tarih: 04.05.2008 Saat: 12:38 (719 okuma)
15. Orta Avrupa Ülkeleri Cumhurbaşkanları Zirvesi toplantısına katıldığı Ohri'den akşam saatlerinde Üsküp'e geçen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Makedonya Türk toplumu temsilcileriyle bir araya geldi.
Gül, Üsküp Alexandra Palas Oteli'nde düzenlenen toplantıda Makedonya'nın Türk siyasi ve sivil kurum ve kuruluşları temsilcilerine birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.
Makedonya Türk toplumu temsilcilerinden mutlaka birlik ve beraberlik içinde olmalarını talep eden Gül, "Birlik ve beraberlik içinde olursanız ve bunu bireysel olarak değil toplu olarak gerçekleştirmiş olursanız bu sizin menfaatinize olacaktır. Bu, sesinizin daha çok duyulmasına katkıda bulunacaktır" ifadesini kullandı.
(Devamı... | 2291 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 4)
|
|
Okyanuslarda Bir Türk Genci - Erden Eruç
Gönderen: makturk-editor Tarih: 03.05.2008 Saat: 20:27 (545 okuma)
SPONSOR ARANIYOR!!!
Bu
gün sizler bu yazıyı rahat rahat okurken benim kalbim Pasifik Okyanus
geçişini sandalı ve sadece küreği ile geçmenin son
aşamalarına gelmiş bulunan bir Türk genci için çarpıyor.
İnşallah kazasız belasız başarır, eşine,
ailesine ve sevdiklerine kavuşur.
Onun
hikâyesini ilk defa duyduğum zaman hedeflerinin büyüklüğü
karşısında şaşırmış, hayrete düşmüştüm.
Bahsettiği şeyler ancak filmlerde veya TV belgesellerinde
gördüğümüz türden, Dünya çapında sportif hareketlerdi. Kısaca
söylemek gerekirse Erden Eruç dünyanın en yüksek tepelerine çıkmak ve
dünyanın en büyük denizlerini geçmek istiyordu. Bu işi acaba hangi
araçların yardımı ile başaracağını
düşünürken, bu konuda verdiği bilgiler şaşkınlığımı
ve tabii ki hayranlığımı daha da arttırdı. Eruç
bu geçişleri hiçbir motorlu veya rüzgârlı alet kullanmadan sadece kol ve bacaklarının
kuvveti ile yapacaktı. Bu nedenle de harekâtın adını “Kasla git” koymuştu. Bu gün sizlere
işte bu konu hakkında bilgi vermek ve bu olağanüstü olaya
dikkatinizi çekmek istiyorum.
Dr. M. Galip Baysan'ın Yazısı
(Devamı... | 11895 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)
|
|
Uluslararası Hikaye Yarışması
Gönderen: makturk-editor Tarih: 30.04.2008 Saat: 01:03 (626 okuma)
Anonim bildirdi: "UNESCO Doğumunun 1000. Yılı Dolayısı ile 2008 KAŞGARLI MAHMUD YILI
KAŞGARLI MAHMUD ULUSLARARASI HİKÂYE YARIŞMASI
Türkçenin ilk ansiklopedik sözlüğünü hazırlayan büyük bilgin Kaşgarlı Mahmut’un Doğumunun 1000. Yılı vesilesiyle, Türkçenin değişik lehçe ve
şivelerinin konuşulduğu ülkelerde yapılmak üzere bir hikâye yarışması düzenlenmiştir. Yarışma, “UNESCO 2008 Kaşgarlı Mahmut Yılı” programı kapsamında Türkçe konuşan bütün ülkelerde eş zamanlı olarak yürütülecektir.
"
(Devamı... | 6913 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)
|
|
ATATÜRK'ün Yetişmesi ve Kişiliğini Etkileyen Unsurlar
Dünyada yirminci yüzyıla damgasını vuran bir kaç “Dönüştürücü” (Transformational) liderden birisi, hatta en önemlisi olan Mustafa Kemal Atatürk’ün yetişme sürecinin incelenmesi, O’nun dar anlamda “kişilik özellikleri” , geniş anlamda “liderlik özellikleri”nin ortaya konulabilmesi bakımından önemlidir.
Bir liderin kişiliğinin oluşmasında, yetişmesinde şüphesiz, içinde yaşadığı “çevre” etkin rol oynamaktadır. Liderin çevresi ise; ailesi, okuduğu okullar, meslek ortamı, yaptığı görevler ve insanlık idealleri ve birikimlerinden oluşur. “Okul” veya “eğitim-öğrenim” ortamı da, bu çevrenin ve yetişme sürecinin önemli bir bölümünü, kesitini meydana getirir.
Devamı Icin Tıkla
Dr. Ali Güler'in Araştırması
|
|
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) Makturk.com Dr. Halim ÇAVUŞOĞLU'nun ilmi makalesi ile POMAK meselesine ışık tutuyor..
Balkanlar’da Türk varlığının ilk çekirdeğini, “Bozkır kökenli” Türk toplulukları oluşturmuştur. Bunlar, Bizans’ın sonlarına kadar Rodoplar, Koca Balkan ve Makedonya dağlarında, bozkır kültürüne özgü “savaşçı ve (sürü ve binek hayvanı besiciligi ağırlıklı) yarı-yerleşik yaşam biçimi”ni sürdüren Kuman-Kıpçak ve Peçenek Türkleri’nin asimile edilememis kesimleridir. Ve bu Türk topluluklarıyla, yine aynı dönemde ilk “barışçı” teması kuranlar da, “Anadolu kökenli” Türkmenler olmuştur. Türkmenlerin bir kısmı, Bizans tarafından getirilerek aynı bölgelere yerleştirilmiş, bir kısmı da Umur Bey ile Çaka Bey’in ordularıyla gelmiş ve aynı bölgeleri vatan tutmuştur. Kültür ve yaşam biçimindeki benzerliğin sağladiği bu temas, Kuman-Kıpçak ve Peçenekler’in, Islam’la tanısmasına yolaçmıs, ilkin bireysel ve kısmi olarak başlayan Islamlaşma, Osmanlı egemenliğiyle birlikte kitlesele dönüşmüş ve tamamlanmıştır. Içinden komutanlar ve kanun adamlariı da yetiştirmiş olan bu Türk topluluklarına, Osmanlı döneminin sonlarına doğru, diğer Müslüman Türkler tarafından “Türkbaş” ve “Boğmak” adları atfedilmiştir. Bu soydaşlarımız, (atalarına yapıdığı gibi) günümüze kadar, yasadıkları her üç (Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya) ülkede; “rencide edici iftiralar”la, “milli ve dini kimlik bunalımına”na sürükleme amaçlı propagandalarla, “psikolojik savaş”la ve hemen hiç eksik olmayan “katliamlar”la asimile edilmeye çalışılmış vede çalışılmaktadır.
Hristiyan ve Slav unsurlarca yanlış aktarılan ve bu unsurları dikkate aldıklarından Batılı araştırmacıların eserlerinde de (Torbes ve Pomak olarak) aynı isim yanlışı tekrarlanan bu iki unsurdan özellikle “Boğmaklar”, bu isimlerini, “Athon” ve “Halkidikya”daki Yunan ile “Batak”daki Bulgar ayaklanmalarını boğmuş (boğmak) olmalarına borçludur. Boğmaklar, kendilerini hedef alan asimilasyon, katliam ve tecavüzle doğrudan ilgili olarak 1878’de Karatarla’da ve 1913’te Batı Trakya’da kurulan “Türk hükümetleri”nin ortaya çıkışında önemli rol oynamıştır.
Halim ÇAVUŞOĞLU'nun yazı dizisi için lütfen tıklayın ...
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (I)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (II)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (III)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (IV)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (V)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (VI)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (VII)
|
|
| |
 |
Hemen Başvur |
 |
|
Balkan Türklügünün en etkili iletişim mecrası olan bizler, davamıza gönüllü katkıda bulunmak isteyen, yazar- editörlere ulaşmak istiyoruz.
|
|
|
 |
|