Hoşgeldiniz: Makturk Resmi Sitesi
Ara


Ana Menu
· Ana Sayfa
· Haber Ekle
· Anketler
· Biz Kimiz
· Bizi Önerin
· En iyi 10
· Forum
· Haber Arşivi
· Hesabınız
· Konular
· Kütüphane
· İletişim
· İstatistikler
· Üyeler Listesi
· Özel Mesajlar

Akan Abdula
Aralık, Yaş 31

Yakup Önal
''Elveda Rumeli'' Dizisinin Ardından..

Birkut Engüllü
İyi Ki Varsın Modern Folk Üçlüsü

Enes İbrahim
Makedonya Ansiklopedisi

Alpay İğci
Balkanlar Kimin

Nevzat Kelleli
Makedonya Yunanistan İthilafı

Furkan Purde
Kim Takar Birliği!

Nizamettin Gazioğlu
Makedonya’da Bir Zamanlar... (2 ve 3)

Prof.Levent Seçer
Hayat Denilen Beste

Haftanın Şiiri


Sevilen Hayat

“Yaprak Dökümü”
güzel bir roman,
okudum hemen
hayat ne yaman.
Ağladım sevinçten bir hayli zaman...
“Hayat dönemi”,
başta işlemek,
güzel giyinmek,
sonra eğlenmek.
İşte sevilen hayat ne demek...
Olağan bir şey,
doğdu dördüncü,
yine beşinci,
aman altıncı!

Cemal Ahmet ENGÜLLÜ

Şairimizin bu eserinin devamı için tıklayın

 
MEYDANE GEL! SÜR ATINI, FEYZANE GEL! RUMELİYE GEL!


"Makturk.com"
Grubumuza Katılın

Dur.. Hemen Gitme... Durduğun yere bak! Şu anda Rumelidesin.. Anavatandan koparıldıktan sonra toprağın bereketini yitirdiği diyardasın. Arkasında koca bir tarih olan Evlad-I Fatihanların topraklarındasın. Şehitlerin ruhu, gazilerin kanı var bu topraklarda. 700 yıllık mücadelenin şerefi, şanı var yazılanlarda. Başını eğ ve şu anda durduğun yere bak! Oku ve şanlı mücadelemizi tanı!
Makedonya, daha çok yakın tarihimizdeki çetecilik faaliyetleri ile hatırlanır. Aslında, hangi Balkan ülkesinde çetecilik, komitacılık, entrikacılık yoktur ki? Makedonya'da Balkanların bir parçası. Osmanlı elini daha çekmeden Sırplar'ın, Bulgarlar'ın, Yunanlılar'ın gözleri buraya çevrilmişti. Nice cinayetler, suikastlar, katliamlar Makedonya'yı, Rumelimizi kana buladı. Bugün gelinen nokta, o tarihi mirasın kanlı tortularını taşıyor. Bizim, Makedonya'ya ilk ayak basışımız Orhan Gazi döneminde olmuştur. Gazi Süleyman Paşa'nın bu topraklara ilk seferi, Bizans'a yardım içindi. Daha sonra, I. Murad döneminde Türk fetihleri başladı. II. Murad zamanında ise Makedonya kesin olarak Türk yönetimine girdi. Ele geçirilen topraklara Anadolu'dan getirtilen Türk aileler yerleştirildi. Kısa zamanda Türk nüfus çoğunluk haline geldi.Türk kültürü yaygınlaştı ve şehirler Türk eserleriyle donatıldı. Ama bu sitede sadece tarih anlatmıyoruz. Bu sitede hala var olma mücadelesi veren Türk toplumundan bahsediyoruz. Türklerin RUMELİ'de var olma davasından bahsediyoruz. Dün Yücel Teşkilatı (Tıkla, Hemen Öğren!) ile, bugün milletvekileriyle, eğitim enstütüleriyle, televizyonu, radyosu ve Makturk.com sitesiyle mücadele veren Türk toplumundan... Bugünlere gelmek kolay olmadı. Bu zorlu yol hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız, sitemize daha detaylı bakabilirsiniz.

İyi seyirler...
Makturk.com Editör Kurulu


Okul Kitaplığı Kurma Kampanyası



Struga Dr. İbrahim Temo Lisesi Türk Öğrencilerinin Okul Kitaplığı Kurma Kampanyasına Katılalım, Katkıda Bulunalım, Yardımcı Olalım!

Kampanya ile ilgili destek vermek istiyorsanız, lütfen bizimle

makturk@t-home.mk

üzerinden iletişime geçin

Gelin öğrencilerimizin kitap ihtiyaçlarını kendi kalemlerinden dinleyelim demiştik. Aylin Mante Türk Olmak – Türk Kalmak; Filiz Bayram Atamıza Verilmiş Sözümüz Var; Hayal Aydarçe Türk Olmak Güzel Fakat Kitapsız Çok Güç ; Sema Şazıman Hedefimizde Kitap Sorununun Çözümü Var , Mevla Yahya Türkün Türkün Dostu Olduğunu Gösterelim demişti, şimdi Elif Süleyman'ı dineyelim...

---------------------------------------------------------------------

Balkanlar’da Türk olmak

Elif Süleyman

Bir başkadır Balkanlar'da Türk olmak.

Türk olmanın anlamı, özü, kıymeti biliniyorsa eğer.

Eğer onuru, gururu, erdemi layıkıyla taşınabiliyorsa Türk olmanın.

Türk olmak, Balkanlar’da çok şeydir aslında.

Kalemim bir hâl olur yazmaya kalksam.

Pek çok duygu, düşünce, yaşantı, tecrübe iç içedir çünkü:

Sevinci kederi, acısı tatlısı, mutluluğu hüznü, beklentisi hayal kırıklığı, coşkusu ve isyanı...

Yazının devamı için TIKLAYIN


Atakan Sevgi - FOTO BALKAN

Atakan Sevgi

1972 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde doğdu. Çocukluğu ve ilköğretim yılları Trakya’nın Uzunköprü, İpsala, Meriç, Enez gibi bölgelerinde geçti. Daha sonra Kadıköy Anadolu Lisesi’ni ve İstanbul Üniversitesi İşletme (İngilizce) Bölümü’nü bitirdi. İstanbul’da yaşıyor ve 16 yıldır reklamcılık yapıyor. 3 yıldır da Bilgi Üniversitesi’nde Reklamcılık üzerine dersler veriyor.Bunların yanında fotoğrafçılık, Balkan kültürü ve tarihi ile ilgileniyor. Kökenleri Makedonya’da Selanik’e, Bulgaristan’da Osmanpazarı’na (Omurtag), Rodop dağlarına ve Trakya’nın gacallarına dayanıyor. Bulduğu her fırsatta memleketine, yani Trakya ve Balkanlara kaçıyor. Bu kaçışların en yakın tanığı, fotoğraf makinesi.
Her hafta güncellenecek en güzel Balkan fotoğraflarıyla, Atakan Sevgi artık siz değerli Makturk.com okuyucuları ile..







Duyuru Balkan Sempozyumu
Gönderen: makturk-editor Tarih: 06.02.2010 Saat: 20:31 (86 okuma)

T.C. CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ
MANİSA YÖRESİ TÜRK TARİH VE KÜLTÜRÜNÜ
ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ

ULUSLARARASI BALKANLARDA TÜRK VARLIĞI SEMPOZYUMU - II
(13-15 MAYIS 2010 MANİSA)


BİRİNCİ DUYURU

Merkezimiz tarafından 13-15 Mayıs 2010 tarihleri arasında Uluslararası Balkanlarda Türk Varlığı Sempozyumu’nun ikincisi düzenlenmektedir.

Sempozyuma gönderilecek bildiriler Balkan Türklerinin tarihi, dil özellikleri, edebiyatı, folkloru, mimarî eserleri, müzikleri ve diğer kültür değerleriyle birlikte hukukî, ekonomik, siyasî ve sosyal statüleriyle ilgili de olabilir.

Bildirilerin konu başlıkları ve özetleri 28 Şubat 2010 tarihine, bildiri metinleri ise 15 Nisan 2010 tarihine kadar aşağıda belirtilen e-posta adreslerine gönderilmelidir.
Sempozyumun ilk iki günü bildiriler sunulacak, üçüncü günü Manisa şehrindeki tarihî ve kültürel mekânlar gezilecektir.

Değerli araştırmacılarımızı şehzadeler şehri Manisa’da görmek bizleri memnun edecektir.

Katılımınızı bekler, bu vesileyle saygılarımızı sunarız.

Yrd. Doç. Dr. Ünal ŞENEL
Manisa Yöresi Türk Tarih ve Kültürünü
Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü


(Devamı... | 1823 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

Duyuru TMBH Tekzib Eder
Gönderen: makturk-editor Tarih: 24.01.2010 Saat: 19:54 (634 okuma)

18 ocak 2010 Pazartesi tarihli, Yeni Balkan gazetesinde yayınlanan, “Muhalefet Partilerimiz Kış Uykusunda” başlıklı Bünyamin Liman’ın yazısına tekzibtir.

Türk Milli Birlik Hareketi ilgili komisyonu bu yazıyı okumuş ve iddialarla ilgili görüşünü beyan etmek üzere, baştan sonuna kadar bu yazının partimizle alakalı hiçbir geçerliliği olmadığını için kabul etmediğini ve yazarın bilmemezlik,kaynaktan bilgi almak eksikliği ve acemiliğine bağlamaktadır. Üç partiyi aynı küfeye koymak asla kabul edilemez ve gerçekleri yansıtmaz. Türk Milli Birlik Hareketi olarak yerel seçimlerden sonra yaptığımız faaliyetler dolayısıyla hükümetin Türklere uygun olmayan projelerini eleştirilerimiz çoktur. Ancak bir doğru var ki: o da yaptığımız bu faaliyetlerin kamuoyuna mal edemeyimişizdir. Bunun da tek sebebi ve suçlusu Makedonya’daki Türklerin görsel ve yazılı medyasıdır. Şimdiye kadar yayınladığımız bildirilerimizi yayınlamamış ve ‘bildiriler reklamdır’ bahanesiyle yayınlamak için para istemektedirler. Biz de Türk Milli Birlik Hareketi olarak soruyoruz: ortak sorunlarımıza çözüm üreterek halkımızı bilgilendirmek ve cesaretlendirmek görevimizi yaparken, güdüm altında olanTürk medyası bu bilgilerin yayınlanmasını engellemektedir ve bizim çalışmalarımıza da maalesef gölge düşürmektedir. Aleksandar Palace hotelinde 3 Aralık 2009 tarihinde ‘’Karabey Mahallesi Derneği’’ tarafından düzenlenen Makedonya’da Türkler panelinde Türk televizyon ve radyonun bir temsilcisin bile katılmaması durumun vahamiyetini açıkça ortaya koymaktadır ve sormadan geçemiyoruz siz kime hizmet ediyorsunuz?


(Devamı... | 5580 byte kaldı | 4 yorum | Puan: 1.44)

Genel Struga’da Ses Bayrağımız
Gönderen: makturk-editor Tarih: 09.01.2010 Saat: 21:13 (332 okuma)

Türkçe kültür-sanat etkinliklerine susayan Struga ve hatırlanmamaktan yakınan, sıkılan, biraz fazla ilgi, dikkat, destek bekleyen Strugalı Türkler, geride bıraktığımız yılın 26 Aralık akşamı, Çağdaş Türk Şiirinin ve Türkçemizin büyük şairi, efsane ismi Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı bağrına bastı; Türk şiirine ve Türkçe’ye paha biçilmez katkıları olan Dağlarca şiiriyle coştu.

Struga Kültür Evi salonunu tıklım tıklım dolduran seyirci karşısında, “Yurtta sulh, cihanda sulh” özdeyişiyle, insanlığın 21. yüzyılda da devam eden barış özlemini dillendiren Mustafa Kemal Atatürk’ü anma etkinliği olarak 13 Kasım akşamı başarıyla gerçekleştirilen “O! Sevilen, Özlenen, Yaşayan” sahne gösterisinin ardından, kültür-sanat etkinliklerine devam eden Struga “Dr. İbrahim Temo” Lisesi Türkçe Eğitim Birimi öğrenci ve öğretmenleri, yeni yıla birkaç gün kala, Ohri Gölü kıyısında yer alan bu şirin, dünya şiirinin merkezi hâline gelen “Şiirkent”te, “ses bayrağımız Türkçe” yi bir kez daha gurur ve onurla dalgalandırdılar.

Aralık ayının sonuna rastlayan, Makedonya Türkleri için büyük önem taşıyan Makedonya’da Türkçe eğitime geçişin, yeni Türk alfabesiyle ilk Türkçe gazete olan Birlik’in ilk sayısının yayımlanışının ve ilk Türkçe radyo yayınının yapılışının 65. yıldönümleri, neredeyse yarım yüzyıldır dünya şairlerini bir araya getiren, dünyanın ender şiir şölenlerinden biri olan Uluslar arası Struga Şiir Akşamları Altın Çelenk Ödülü’ne layık görülen tek Türk şairi Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın, bu değerli şiir ödülünü alışının 35. yılında anılmasına önemli bir vesileydi.


(Devamı... | 4047 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 5)

Genel Kanatlar'da Aşure
Gönderen: makturk-editor Tarih: 05.01.2010 Saat: 00:01 (509 okuma)


Maksut ALİ

Kanatlarda aşure merasimini yaşamak anlatmaktan çok daha iyi.

Manastır'a 25 km uzaklığında 250 hanelik bir köy bu yükü nasıl taşıyabilir kendilerini ziyaret ederek öğrenmek zor değil.

Dikmen Baba Bektaşı Dergahı asırlarca aşure dağıtımı geleneğini devam ettirmekte.

12 kazanda aşure, hüseini çorbası, yahni.. Tüm bunlar 12 saat içinde hazırlanmaktadır.

Aşure 12 çeşit meyvadan oluşup pişirilmektedir.

Dergah ve avlusunda sofralar dizilip herkese ikramda bulunulur.

Başka nerde bu cömertliğe rastlanabilir?

2000 yılında İdriz Babanın vefatıyla oğlu Veli Baba bu güzel geleneği devam ettirmektedir.

Kardeşi Derviş Ali devamlı ayakta misafirlerle ilgilenmekte, aşıklar, sevenler, gönül verenler hizmet vermektedirler.


(Devamı... | 2641 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 5)

Genel Batı'nin İki Yüzü Ve Avrupa'daki Türkler
Gönderen: makturk-editor Tarih: 28.12.2009 Saat: 19:55 (609 okuma)

Prof. Dr. Levent Seçer


Yıllar önce Maurice Duverger'in 'Batı'nın iki yüzü' adlı kitabını okuduğumda bundan çok etkilenmiştim. Kitapta, batı kapitalizminin değersizlikte sınır tanımadığı, tüm değerlerin satmaya ya da pazarlamaya dayalı olduğu anlatılmaya çalışılıyor, gecekondu semtlerinin düzene karşı hoşnutsuzluğunun bile çabucak pazara çıkarıldığından, gecekondu semtlerinde kaderlerine terkedilmiş insanların, düzenle başedemeyeceği gerçeğini bile hala kavrayamamış olmalarını bunuda birilerinin farklı çıkar maksadıyla kullanmaya çalışması gerçeği! CHE GUEVERA'nın boy boy posterlerinin bu yoksul semtlerde satışa çıkarıldığından söz eden bir önemli kitaptı 'batı'nın iki yüzü'.

Aradan yirmi yıl geçti: o zamandan beri batı'daki gelişmeleri kuşkuyla ibretle endişeyle izliyorum. Batı'nın, Duverger'in anlatmaya çalıştığı ikiyüzlülüğü yalnızca pazar alanında değil, insana bakışında da değişmiyor. İnsan hakları, insan onuru, onurlu bir yaşam hakkı, insanın yaşayamadığı sevgi, gibi insani yaşamsal değerler, yalnızca Batı'nın çıkarlarıyla örtüştüğü zaman önemli oluyor. gerçekte çıkar yada başka bir faydalanma kaygısı olmadan insana değer vermiyor onu değersiz bir noktada bırakıyor batı, onları bu çaresiz yoksul hakları elinden alınmış toplumu, çıkarları için bir araç olarak kullanabildiği zaman, insan bir değer olarak ortaya çıkıyor. Tıpkı yıllar öncesinde binbir umutla Avrupa'ya gelmiş Türk toplumu, burada en zor şartlarda tüm insani değerlerden yoksun biçimde kullanılmadımı, sonrada yavaş yavaş bu Toplumun anlamı değeri önemi anlaşılmaya başlandı yani Batı'nın iki yüzünden birinde, insanın Türk toplumunun bir değer olduğu gerçeğini görmeye başladı, ama yinede sıkıntılardan zorluklardan kurtulamayan Türk toplumu hala kendi kimliğini korumak adına burada Batı'nın ikiyüzüne karşı savaş veriyor.


(Devamı... | 6951 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 4.42)

Makedonya'dan Muhteşem Resimler....



Debreşte, Doyran, İştip, Kalkandelen, Kumanova , Manastır, Resne, Tikveş, Ustrumca, Üsküp, Gostivar, Kocacık, Konçe, Köprülü, Ohri, Pirlepe, Radoviş, Raptiştah Ustruga, Zdunye'nin muhteşem fotoğrafları için lütfen ....


TARİHTE TÜRKLERE KARŞI SOYKIRIM İDDİALARINI YARATAN PORTRELER


Dr. M. Galip Baysan'ın yazı dizisi


Tarihte Türklere karşı ilk soykırım iddiaları, Osmanlı Devletinin zayıflığının açığa çıktığı “Napolyon Savaşları” döneminde, “milliyetçilik” akımlarının Osmanlı Gayrimüslim tebaasını harekete geçirmesiyle birlikte başlamıştır. Avrupa’nın Hıristiyan ülkeleri; İsyan eden Osmanlı Gayrimüslimlerine karşı kendilerini dinen ve ırk olarak borçlu hissettiler. Onlara doğrudan ve dolaylı olarak yardım için çareler aradılar. Bu devletler için en önemli husus, zayıf Osmanlı Ordusuna karşı savaşmaktan çok, kendi kamuoylarınınTürklere karşı yapılacak müdahaleler için ikna edilmeleri ve savundukları “çağdaş, medeni ve insancıl ideallere” ters düşmemeleriydi. O zaman da propaganda ile “Türklerin ve Müslümanların karalanması” görüşü benimsendi.

Osmanlının daha ziyade dinsel anlayışından kaynaklanan geniş hoşgörüsü nedeni ile yabancılar ve Gayrimüslimlere tanınan “özel haklar” ve kapitülasyonlardan yararlanarak oluşturulan ve 1800’lü yıllardan itibaren yayılan misyoner ve azınlık okullarının gayretleri ile içeride milliyetçi isyanlar başlatıldı. Avrupalı Güçler bu isyanların bastırılması sırasında meydana gelen olayları ve isyancıların kayıplarını olumsuz ve abartılı bir şekilde kendi halklarına aktardılar. Böylece Osmanlı devletinden ayrılmak isteyen değişik toplumlar için değişik soykırım iddiaları doğmuş oldu.

PORTRE-1: “Gladstone 1809–1898” için TIKLAYIN

PORTRE-2: “General İgnat’yev (Rus Büyük Elçisi)” için TIKLAYIN

PORTRE-3: “Lord Salisbury” için TIKLAYIN

PORTRE-4: “Alman Rahip Lepsius” için TIKLAYIN

PORTRE-5/6: “Vikont James Bryce – Prof. Arnold Toynbee” için TIKLAYIN

PORTRE-7: “Abd Büyükelçisi Henry Morgenthau” için TIKLAYIN

PORTRE-8: “Osmanlı Dışişleri Bakanı Garbis Noradunkyan Efendi” için TIKLAYIN

Osmanlı Toplumunun Çöküşünde Okullar Ve Misyoner Faaliyetlerinin Rolü (1) için TIKLAYIN

Osmanlı Toplumunun Çöküşünde Okullar Ve Misyoner Faaliyetlerinin Rolü (2) için TIKLAYIN


SOYKIRIM İDDIALARINA KARŞI ÇIKAN GÖRÜŞLER


1 - “Amerikalı Tarihçi Prof. Bernard Lewis” için TIKLAYIN

2 - “Profesör J. Mc Carthy” için TIKLAYIN

3 - “ABD bilim Adamlarınının İtirazı” için TIKLAYIN

4 - “Soykırım İddialarına Karşı Çıkan Bilim Adamlarının Ödülleri” için TIKLAYIN


ATATÜRK'ün Yetişmesi ve Kişiliğini Etkileyen Unsurlar

Dünyada yirminci yüzyıla damgasını vuran bir kaç “Dönüştürücü” (Transformational) liderden birisi, hatta en önemlisi olan Mustafa Kemal Atatürk’ün yetişme sürecinin incelenmesi, O’nun dar anlamda “kişilik özellikleri” , geniş anlamda “liderlik özellikleri”nin ortaya konulabilmesi bakımından önemlidir.

Bir liderin kişiliğinin oluşmasında, yetişmesinde şüphesiz, içinde yaşadığı “çevre” etkin rol oynamaktadır. Liderin çevresi ise; ailesi, okuduğu okullar, meslek ortamı, yaptığı görevler ve insanlık idealleri ve birikimlerinden oluşur. “Okul” veya “eğitim-öğrenim” ortamı da, bu çevrenin ve yetişme sürecinin önemli bir bölümünü, kesitini meydana getirir. Devamı Icin Tıkla

Dr. Ali Güler'in Araştırması


Otomobille Balkan Turu (Yunanistan-Makedonya-Bulgaristan)



Atakan Sevgi

2005 yilinda, bir gün işi çıkışında, eşimle birlikte otomobile atladığımız gibi, Balkanlar’a attık kendimizi.
Yunanistan, Makedonya ve Bulgaristan’ı kapsayan bir yolculuğa çıktık.
10 günde üç ülke gezdik, 2 bin 500 kilometre yol yaptık.
Balkan kökenli biri olarak, hayatta yapmayı en çok istediğim şeylerden biriydi, ve bugün bakınca yapmanın o kadar da zor olmadığını görüyorum.
Belki bu yazı, Balkanlara gitmek isteyip de bir türlü yola çıkamayanlara cesaret verir, rehber olur.

devamı için tıklayın

BOĞMAKLAR (POMAKLAR)

Makturk.com Dr. Halim ÇAVUŞOĞLU'nun ilmi makalesi ile POMAK meselesine ışık tutuyor..

Balkanlar’da Türk varlığının ilk çekirdeğini, “Bozkır kökenli” Türk toplulukları oluşturmuştur. Bunlar, Bizans’ın sonlarına kadar Rodoplar, Koca Balkan ve Makedonya dağlarında, bozkır kültürüne özgü “savaşçı ve (sürü ve binek hayvanı besiciligi ağırlıklı) yarı-yerleşik yaşam biçimi”ni sürdüren Kuman-Kıpçak ve Peçenek Türkleri’nin asimile edilememis kesimleridir. Ve bu Türk topluluklarıyla, yine aynı dönemde ilk “barışçı” teması kuranlar da, “Anadolu kökenli” Türkmenler olmuştur. Türkmenlerin bir kısmı, Bizans tarafından getirilerek aynı bölgelere yerleştirilmiş, bir kısmı da Umur Bey ile Çaka Bey’in ordularıyla gelmiş ve aynı bölgeleri vatan tutmuştur. Kültür ve yaşam biçimindeki benzerliğin sağladiği bu temas, Kuman-Kıpçak ve Peçenekler’in, Islam’la tanısmasına yolaçmıs, ilkin bireysel ve kısmi olarak başlayan Islamlaşma, Osmanlı egemenliğiyle birlikte kitlesele dönüşmüş ve tamamlanmıştır. Içinden komutanlar ve kanun adamlariı da yetiştirmiş olan bu Türk topluluklarına, Osmanlı döneminin sonlarına doğru, diğer Müslüman Türkler tarafından “Türkbaş” ve “Boğmak” adları atfedilmiştir. Bu soydaşlarımız, (atalarına yapıdığı gibi) günümüze kadar, yasadıkları her üç (Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya) ülkede; “rencide edici iftiralar”la, “milli ve dini kimlik bunalımına”na sürükleme amaçlı propagandalarla, “psikolojik savaş”la ve hemen hiç eksik olmayan “katliamlar”la asimile edilmeye çalışılmış vede çalışılmaktadır. Hristiyan ve Slav unsurlarca yanlış aktarılan ve bu unsurları dikkate aldıklarından Batılı araştırmacıların eserlerinde de (Torbes ve Pomak olarak) aynı isim yanlışı tekrarlanan bu iki unsurdan özellikle “Boğmaklar”, bu isimlerini, “Athon” ve “Halkidikya”daki Yunan ile “Batak”daki Bulgar ayaklanmalarını boğmuş (boğmak) olmalarına borçludur. Boğmaklar, kendilerini hedef alan asimilasyon, katliam ve tecavüzle doğrudan ilgili olarak 1878’de Karatarla’da ve 1913’te Batı Trakya’da kurulan “Türk hükümetleri”nin ortaya çıkışında önemli rol oynamıştır.

Halim ÇAVUŞOĞLU'nun yazı dizisi için lütfen tıklayın ...

BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (I)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (II)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (III)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (IV)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (V)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (VI)
BOĞMAKLAR (POMAKLAR) (VII)

 
Uyelik Giriş
Hoşgeldin, Anonim
Üye Adı
Şifre
(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: ibrahimtemo
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 3393

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 13
Üye: 0
Toplam: 13

Hüdai Ülker
Ninemin Önabası

Dr.Çiğdem Ülker
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Yaz Misafiri - Üsküp’ün Türk Yüzü

Avni Abdullah
Devlet Dediğin Vatan'dır..!

Dr.M Galip Baysan
Balyoz Harekâtı Bir Darbe Planlaması Mı?

Hüseyin Raşit Yılmaz
Ateşe Benzin Dökmek Ya Da Açılım Serüveni

Mehmet Fatih Öztarsu
Arzu Enver’den Bakü’ye Anlamlı Mesaj

Dr.Recep Sıralı
Aybastı-Kabataş Yöresinde Hayat

Faruk Ali
Aşaği Banisa’da Dernek Kuruluyor

Müzik Albümü
Makedonya Türkleri'nin sevilen rock müzik sanatçısı Süleyman SAİT'den "BİR BALKAN HİKAYESİ" cd'si çıktı!
CD'den örnek şarkılar için, lütfen tıklayın...
001
002
003

Kitap Tanıtım



MAKEDONLAR İÇİN TÜRKÇE
Çiğdem ÜLKER (sözlük)

devamı için tıklayın


Hemen Başvur
Balkan Türklügünün en etkili iletişim mecrası olan bizler, davamıza gönüllü katkıda bulunmak isteyen, yazar- editörlere ulaşmak istiyoruz.


Tüm içerik Makturk™ sitesine aittir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına ait olup, tüm hakları saklıdır.
İzin alınmadan diğer bir mecrada yayınlanamaz. Makturk ™ 1999 - 2009
İletişim : makturk[at]t-home.mk

Sayfa Üretimi: 0.23 Saniye