Dr. M. Galip Baysan
Bilmem bir iki yıl kadar önce bu başlık altında yazdığım yazıyı hatırlayan varmı? O yazıda İsrail’in gerçek gücünün aldığı eğitim ve kullandığı akıl, bilim ve tekniği ustaca kullanmasında gizli olduğunu açıklamaya çalışmıştım. Günümüzde Ortadoğu Dünyasında meydana gelen toplumsal ve siyasi gelişmeler dikkatle izlenirse vaktiyle ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. Yazımızın dikkatlerinize sunmak istediğim bölümleri şunlardı:
“İsrail bilimsel ve teknik avantajları ile birlikte düşmanı olan ve düşmanı olma ihtimali bulunan Müslüman ülkelerin dinsel, duygusal davranışlara fazlaca itibar etmeleri ve güvenmeleri nedeniyle İsraillilerde bu halkları küçümseme duygusu oluşturmuştur. Bu görüşe Türkiye’nin girmediğini zannedenler yanılabilir.”
“ABD’ye göre İsrail Los Angeles’ten farksızdır. İsrail’i kayıtsız şartsız desteklemek ABD halkı için sanki bir mecburiyettir. Bunun anlamı şu idi ki İsrail’e çatan bir devlet, düşmanlığında ısrar ettiği takdirde, eninde sonunda ABD’yi karşısına alacak ve sonunda onunla hesaplaşmak mecburiyetinde kalacaktır.”



