MakTürk – Makedonya Türkleri Rotating Header Image

Mart, 2011:

Türklerin Balkanlara Göçü Defterlerde Yazılıdır

Son yıllarda Bulragistan’dan Almanya’ya epey Türk geldi.
Bu ülke Avrupa Birliği üyesi olduğu için, vatandaşları da serbest dolaşım hakkı elde etti. Soydaşlarımız, Almanya’da iş imkanları az olmasina karşın, gene de burada şanslarını deniyorlar ve zor da olsa iş bulabiliyorlar. Kimsenin yapmak istemediği ağır işlere talip oluyor ve tabiri yerindeyse ekmeklerini taştan çıkarıyorlar. Kendileriyle bazen konuşuyorum, gayet mütevazı, efendi ve kültürlü insanlar. Konuştukları güzel Türkçeyle herkesi kendilerine hayran bırakıyorlar. Bazı insanlar onların böyle güzel Türkçe’yi nerede öğrendiklerini soruyorlar. ‘Türkçe benim anadilim’ cevabını alınca da hayrete düşüyorlar.

Bulgaristan Türkleri Berlin’de henüz yeni sayılırlar. Henüz herhangi bir dernekleri yok. Fakat belirli kahvelerde toplanıyorlar ve kendi aralarında sohbet ediyorlar. Berlin’de Türklere ait iş yerlerinde çoğunlukla Bulgaristan Türkleri çalışıyor. Onlar da çalışkanlıkları sayesinde ihtimal Berlin’da kalıcı olacaklar.

(daha fazla…)

Türkler Ve Avrupalılar (3)

AFRİKA NASIL SÖMÜRÜLDÜ

Bu yazı serimizin ilk iki bölümünde, 1800lerin ilk yarısında Türk İmparatorluğunun yöneticilerinin değişik ırk ve dinlere mensup tebaasına nasıl davrandığını gördük. Bunun yanında zamanımızdan 500 yıl jkadar geri giderek Avrupalıların savunmasız kalmış Amerika yerlilerine ( özellikle Latin Amerika bölgelerinde) nasıl davrandıkları hakkında özet bilgiler sunmaya çalıştık. Eminim ki yerli yabancı bütün okurlar günümüzde dış dünyada Türkler hakkındaki anlayış farklarının hangi kaynaktan geldiğini az çok anlamışlardır. Ancak, Türkiye ve Türk Halkı geçmişte ve günümüzde öyle ağır ithamlara maruz bırakılmışlardır ki bize göre Türk aydınlarının ulusal haklarını gerektiğinde savunabilmeleri için, Avrupalı dostlarımızın geçmişte yaptıkları hakkında daha derin bilgiye sahip olmaları gerekir. İşte bu yazımızda Afrikayı ele alacak ve geçmiş yüzyıllarda Afrika Kıtasında neler olduğunu anlatmaya çalışacağız.

(daha fazla…)

4. Partimiz Kuruldu ! Yok Mu Arttıran ?

Ne zamandır yazı yazmak istiyordum ama yazamıyordum bir türlü. Her geçen gün yeni bir olay oluyor konular değişiyordu. Daha büyük bir olay bekleyişi içine girdim bende yazmak için. Bomba etkisi yaratacak bir olay olacaktı bu. Beklediğim olay gerçekleşti sonunda. Yeni bir parti daha kuruldu. “ Türk Aydınlanma Partisi “ Genel başkanı Dr. Necati Tufai. Bu şahsın Gostivar’lı olmasından duyduğum üzüntüyü de belirtmek isterim. TDP’den sonra kurulan partilerimizin kuruluş dönemlerine bir göz atın ! Sizce de çok manidar değilmi ? 2002 yılında TDP içinde oluşan kargaşadan ve reformdan sonra doğan THP, tam sular duruluyor derken kurulan TMBH ve 2011 sayımlarının arefesinde kurulan TAP. Bu adamlar hepsi TDP’de üst düzey görev almış kişilerdir. Bunların kuruluş amaçları sadece TDP’de pati içi muhalefetin olmayışı mı ? Yanlış politika mı ? Yanlış koalisyonlar mı ? Bizlere lanse edilen bu. Ama öyle mi ? Değil tabi. Bunları ancak fazla bilgi sahibi olmayan, toy, neye inanacağını bilmeyen, neyin doğru neyin yanlış olduğunu idrak edemeyen gençlere anlatabilir ve benimsetebilirler. Tıpkı 6 yıl önce bana yaptıkları gibi ! Bir başka partimiz olan AGP ( Avrupa Geleceği Partisi – PEİ-Partija za Evropska İdnina )’yi de unutmamak lazım. Bunun da başında Makedonya’nın ünlü işadamlarından Fiat Canoski bulunmakta. İçimizdeki bir “ Truva Atı “ olarak dolaşan bu partiyi ve bize getireceği tehlikeleri birçoğumuz unuttuk gibime geliyor.

(daha fazla…)

Büyük Sahra’da Kum Fırtınaları

Zordur.”Gelişmekte Olan Ülke” insanı olmak zordur.Adı üzerinde .Ülkede yaşayan tüm canlılar gelişmektedir.İnsanı, kurdu,kuşu.Aklınıza ne geliyorsa.Her şeyi ile. Yaşam tarzı ile,Ülkedeki hukuk sistemi ile.İnsanların beyin yapısı da gelişmektedir.Bu ülke insanına daima “Tek Adam İktidarlığı” methedilir. Kahramanlık hikayeleri sık,sık gündeme getirilir. Ülkede yaşayan tüm insanlardan itaatkar olmaları istenir.

Sahra Çölü

Okumanın özendirileceği yerde TV dizileri ha bire insanlara seyrettirilir..Ta ki; toplumlar,tek adamlar tarafından istenilen şekilde rahat idare edilecek noktaya gelininceye kadar. Kuzey Afrika coğrafyasında yaşayan halklar için yıllarca aynı şey söz konusu idi.Sonunda insanlar ,gün geçtikçe zenginleşip yaşam kalitelerinin artmasını beklerken, gitgide fakirleştiklerini gördüler.Böylece alttan alta biriken toplumsal enerji infilak etti.Ta ki;işsizlikten dolayı az gelişmiş ülkenin bir insanının kendini yakıp hayatına son vermesine kadar.Böylece Büyük Sahra’nın en büyük Kum fırtınası başlamış oldu.Belki duymamışsınızdır.Bu fırtına ile Sahra’nın çok ince kumları Atmosfer’in üst katmanlarına kadar çıkar ve.Okyanusu bile aşıp; Kuzey Amerika’ya ve kuzeyde Britanya adalarına kadar ulaşır ve toprağa düşer.

(daha fazla…)