Bütün aksi iddialara rağmen, sadece yurt dışında değil yurt içinde dahi özellikle Batıya şirin görünmeyi ideal edinmiş ve bu nedenle de Kemalist İdeolojiye en fazla karşı çıkan Neo- Liberaller veya Numaracı Cumhuriyetçilerin gerçek kabul ettiği Ermeni Soykırım İddialarının tıpkı günümüzdeki bazı olaylar gibi, çoğunlukla sonradan, masa başında uydurulmuş olduğunu ispat eden en önemli tarihi olgu herhalde Malta Sürgünleri olayıdır. Biz bu gün bu konuyu değişik yönleri ile ele almak ve kafalara takılan bazı soruları cevaplandırmak istiyoruz.
Birinci Dünya Savaşı sonunda Antant güçlerin Wilson ilkelerini nasıl yorumladığı ve Osmanlı topluluğu içindeki Türk ve diğer unsurlar hakkındaki gerçek duygu ve düşüncelerini resimleyen en önemli belge; 30 Ekim 1918 tarihinde Türk Heyeti’ne imzalattırılan Mondros Ateşkeş Anlaşmasıdır.
Bu Ateşkes anlaşmasının bazı maddeleri üzerine biraz düşünmek Avrupa’nın gelecekteki hareket tarzlarının Türk ve Müslümanlar için çok ağır problemler doğuracağının işaretlerinin görülmesi için yeterlidir.
Md.4: İtilaf hükümetlerinin savaş esirleri ile Ermeni esirleri, tutukluları İstanbul’da toplanacak ve kayıtsız koşulsuz İtilaf Hükümetlerine verilecektir. (1)


